
YENİLENEBİLİR ENERJİDE İDDİALIYIZ
Yenilenebilir enerji hedeflerini açıklayan Bayraktar, “2024 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bakü’de, 2035 yılı için 120 GW’lık bir güneş ve rüzgar enerjisi üretim kapasitesine ulaşma hedefimizi duyurmuştu. Biz artık 2035 için daha iddialı bir hedef koyuyoruz ve COP’ta bu hedefi de sizlerle paylaşacağız.” dedi.

TÜRKİYE NÜKLEER ENERJİDE YENİ OYUNCU OLACAK
Nükleer enerjiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, ” Türkiye’nin enerji güvenliği için odaklandığımız bir diğer alan ise nükleer enerjidir. Enerjide yeni bir dönemde nükleer olmadan enerji güvenliğini sağlayamayacağımızı ve iklim hedeflerimize ulaşamayacağımızı düşünüyoruz. Bu nedenle 2050 itibarıyla en az 20 GW’lık bir nükleer üretim kapasitesine ulaşmayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Akkuyu ve yeni santral projelerine de değinen Bayraktar, “Akkuyu’ya ek olarak Trakya ve Sinop’ta da nükleer santrallerimiz olacak; ayrıca küçük modüler reaktörlere (SMR) de odaklanıyoruz. Bu, nükleer enerjinin rönesansıdır ve Türkiye bu teknolojide yeni bir oyuncu olacaktır. Bununla ilgili Ar-Ge ve yurt içi teknoloji yatırımlarımız devam etmektedir. En az 5 GW’lık bir küçük modüler reaktör kapasitemizin de olacağını öngörüyoruz.” dedi.

NTE’DE FIRSATLARI DEĞERLENDİRİYORUZ
Kritik madenler ve nadir toprak elementlerine ilişkin ise Bayraktar, “Hem ülke içinde hem de ülke dışındaki fırsatları değerlendiriyoruz. Bu nedenle Türkiye’yi Afrika’da ve Orta Asya’da daha aktif, daha fazla projeye dahil olurken görüyorsunuz. Ayrıca Eskişehir Beylikova bölgesinde keşfettiğimiz büyük nadir toprak elementleri rezervlerine odaklanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar, İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nin bu açıdan önemli bir örnek teşkil ettiğini söyledi.
KRİZLER İÇİN TÜRKİYE’NİN SOMUT ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Yaşanılan dönemi bir “belirsizlik çağı” olarak nitelendiren Bakan Bayraktar, bölgesel ve küresel enerji krizlerine karşı Türkiye’nin masadaki somut çözüm önerilerini ve atıl durumdaki dev altyapı projelerinin kapasitelerini nasıl artıracaklarını tek tek sıraladı.
Bakan Bayraktar, küresel ekonominin ve enerji sektörünün içinde bulunduğu dönemsel gerçekliği şu sözlerle özetledi:
“Küresel sorunlara dair birtakım çözümlerimiz var; fakat öncelikle şunu kabul etmemiz lazım: İşin gerçeği, biz zaten bir belirsizlik çağında yaşıyoruz. Bunun hem enerji ortamı hem de küresel ekonomi için artık yeni normalimiz olduğunu kabul etmeliyiz. Peki, bununla nasıl başa çıkacağız? Diğer konuşmacıların da ifade ettiği gibi; daha fazla çeşitliliğe ve daha fazla ara bağlantısallığa ihtiyacımız var, bunları kullanmalıyız.”
DEV ALTYAPILARDA “ATIL KAPASİTE” HAREKATI
Küresel belirsizliklerle mücadelede mevcut enerji altyapılarının tam kapasiteyle kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Bayraktar, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ve TANAP gibi dev projelerdeki potansiyele dikkat çekti. Bakan Bayraktar, “Somut çözümlere gelecek olursak; öncelikle mevcut tüm altyapılarımızı bu bağlantılar için kullanmak zorundayız. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı harika bir proje ama hâlâ günlük 400.000 varillik bir atıl kapasitesi var. Dolayısıyla günlük kapasite 600.000 varilden aslında 1 milyon varile çıkabilir. Ayrıca 700 MW’lık bir ara bağlantımız var, bunu da kullanabiliriz. Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı’nda (TANAP) yaklaşık %40-%45 oranında, yani neredeyse 15 bcm’lik (milyar metreküp) bir atıl kapasitemiz bulunuyor. Öncelikle bu kapasiteyi doldurmak, ardından da bu altyapıyı genişletmek veya elektrik, gaz ve petrol için yeni altyapılar inşa etmek çok önemli.” ifadelerini kullandı.
TÜRKMEN GAZI VE IRAK PETROLÜ İÇİN TARİHİ TEKLİFLER
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji arz güvenliği noktasında bölgesel aktörlerle yürüttüğü proaktif diplomasiyi ve sunduğu alternatif “B planlarını” anlattı. Bayraktar, “Türkmen gazını, Trans-Hazar Boru Hattı üzerinden Azerbaycan’a, oradan Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden de Avrupa pazarlarına ulaştırmalıyız; bunu defalarca teklif ettik. Irak-Türkiye Boru Hattı’nı (ITP) Kerkük’ten Basra’ya kadar uzatmayı ve en az 1,5 milyon varil petrolü Ceyhan üzerinden ulaştırmayı defalarca önerdik ve tartıştık. ‘Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışında bir sorun olursa Irak petrolünün ihracı için B planınız nedir?’ diye bu alternatif projeleri ve çeşitlendirme projelerini defalarca sunduk. Biz bu boru hattını rahatlıkla Basra’ya kadar uzatabilir ve kapasiteyi artırabiliriz.” diye konuştu.
AVRUPA VE ORTA DOĞU İLE ENERJİ KÖPRÜLERİ KURULUYOR
Sadece petrol ve doğal gazda değil, elektrik hatlarında da uluslararası entegrasyonu büyütmeyi hedeflediklerini belirten Bakan Bayraktar, komşu ülkeler ve Suudi Arabistan ile yürütülen ortak çalışmaları şu sözlerle duyurdu:
“Elektrik ve gaz bağlantılarına bakacak olursak; Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye arasındaki bu ara bağlantıları hem elektrik hem de gaz için artırabilir, hacmi büyütebiliriz. Böylelikle daha bol kaynak, pazara daha rekabetçi fiyatlar sunar. Şu an Suudi Arabistan hükümeti ile de çalışıyoruz; amacımız Suudi Arabistan ile Türkiye arasında Ürdün ve Suriye üzerinden geçecek bir bağlantı oluşturmak. Öte yandan Azerbaycanlı ve Gürcistanlı mevkidaşlarımın da ifade ettiği gibi, halihazırda sıfırdan planladığımız büyük bağlantı projelerimiz de mevcut.”
“ENERJİ, BÖLGEMİZDE BARIŞ VE İSTİKRAR ARACIDIR”
Konuşmasının son bölümünde büyük ölçekli enerji projelerinin hayata geçirilmesindeki en kritik unsurun kararlılık olduğunu belirten Bakan Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin bu süreçteki vizyoner duruşunu ve adanmışlığını şu net mesajla mühürledi:
“Türkiye, tüm bu projeleri uygulamak için pek çok adım atmaktadır; ancak buradaki kilit nokta güçlü liderlik, siyasi irade ve taahhüttür. Bunlar olmadan Güney Gaz Koridoru programını geliştiremezdik ve diğer projelerde ilerleme kaydedemezdik. Türkiye, enerjiyi bölgemizde bir refah, barış ve istikrar aracı olarak görmektedir. Bir kez daha bu hedefe ne kadar adanmış olduğumuzu ifade etmek istiyorum.”